Cuma, Temmuz 09, 2010

BİZ TÜRKLER :)

Bugün arkadaşlarla yine malum mekanımızda buluştuk.Konular her zamanki konulardı ama bugün özellikle gündemimizi KPSS denen o illet sınav meşgul etti.Sınava girecekler girmeyecekler falan epey bir yorum yaptık,birbirimize dua ettik,başarı diledik derken sohbet döndü dolaştı Türkiye'ye geldi ordan da otomatik olarak Türklere geldi;Almanyadakiler,Belçikadakiler,Türkiyedekiler ve aklınıza gelecebilecek her yerdeki Türkler!Evet,Türkler her yerde..Kutuplara bile gitseniz bi Türkle mutlaka karşılaşırısınız :) Durum böyle olunca,Türklerin karakteristik davranışlarını,vazgeçmedikleri huylarını da dünyanın neresinde olursanız olun,mutlaka gittikleri yerlere de götürdüklerini görürsünüz..
Dostlardan birinin ablası Belçikada yaşıyor.Onun verdiği bilgiye göre Belçikada şehir içindeki yeşil alanlarda,parklarda,bahçelerde vb yerlerde "ızgara yapmak yasaktır" şeklinde, Türkçe uyarı levhaları bulunuyormuş!
Buna benzer uygulamaları Avrupanın başka ülkeleride de yapıldıgını duymuştum,mesela Almanyada da yine Türkçe olarak "Çimlere basmayınız" gibi uyarılar varmış :)) Bunun üzerine herkes hakkımızda bir tespitte bulunmaya neden böyle yapıyoruz yahu demeye başladı.Neden olacak kardeşim biz göçebe bir milletiz, bu bizim genetik kodlarımıza şifrelenmiş vaziyette, naparsak yapalım bunu atamayız,genlerimizle oynarlarsa bilemem tabi durum değişirmi..Adamlar taa Orta Asyalardan gelmiş atın üstünde,orada hep at üstünde ve sürekli bi hareket halinde yaşamış.Birden durup  artık yerleşik hayata geçince kodlarda bir şaşırıma hali yaşanıp göçebe olmakla olmamak arasında bir bocalama yaşanmaya başlamış kanmca.Bünye hareket istiyor,bıraksalar belki hala göçecez dönüp dolaşıp aynı yere gelicez;bünye bozkırda oldugu gibi istediği gibi yayılmak,uygun bulduğu yere hemen  çadırını kurup etini yemek kımızını içmek istiyor kardeşim! :)) Eski günlerini özlüyor bence ve bu yüzden bu tip davranışlar sergiliyor kanımca :)
Bi türlü sindirmedik galiba göçmemeyi..Hayatımız bence hala göçebelik üstüne kurulu,şöyle bi bakın kendinize,evinize,evlerinizde halihazır duran yük yığınlarına,atamadığınız kolilere,yaz geldimi yaylalara,deniz kenarlarına,kış geldi mi şehre akın edişimize bi bakın,görünürde çok başka sebepler olsa da bence bilinçaltımızda hala "göçmek" olgusu var bizi bir şekilde dürtüyor.İyi ki de dürtüyor..
Biz Türklerde bir de "yazma" tutkusu vardır..Her Türk genci şair doğar zaten bilirsiniz :) Çok meraklıyızdır arkamızda yazılı bir şey bırakmaya,hiç bişey yazamasak okulda oturduğumuz sıraya adımızı kazırız ya da bi ağacın gövdesine sevgilisinin adını kazır adam,hatta bu yazma ve "ben de buradaydım" felsesini öyle abartırız ki tarihi,turistik değer demeden bulduğumuz her yeri yazarız!Dağa yazarız,taşa yazarız,kitabelere yazarız(en eski yazılı belgelermiz de bundandır)kayalara yazarız,pirinç tanesine yazarız,havluya yazarız yazarız da yazarız!Yazmak bizim varlığımızı ,yaşadığımızı,bir iz bıraktığımızı kanıtlar gibi,sanki yazmazsak orada oldugumuzu oradan geçtiğimizi kimse bilmeyecek. :)) Böyleyiz işte,göçeriz,yazarız yazamazsak kazırız!

Ne diyeyim,enteresan bir milletiz vesselam :))

2 yorum:

  1. Kesinlikle çok enteresan bir milletiz :)
    Hoşuma da gitmiyor değil böyle olması. Belki aklımız hep olmadık şeylere çalışıyor ama bu da bir zeka göstergesi, zeka pırıltısı sonuçta. Gurur duymamak elde değil :)
    Merak ettim doğrusu, Belçika'da parkta ızgara yapan Türkleri görünce Belçikalılar ne düşündü acaba :)

    YanıtlaSil
  2. aman ne düşüncekler -"barbar" bunlar demişlerdir! :) pöhh..

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails